Image and video hosting by TinyPic

18 Mart’ta Çanakkale Şehitlerimizi Anıyoruz

Tarihte, hemen hemen her milletin, her ulusun kaderinde ancak birlik ve beraberliği ile ortadan kaldırabileceği zorluklar görülmüştür. Milletler, üstesinden geldikleri bu felaket, afet, savaş gibi olayları tarihlerine kazımışlar, destanlaştırmışlar ve gerek kendileri için gerekse dünya için unutulmaz hale getirmişlerdir. Türk milletinin tarih sayfalarına kazıdığı destanlardan en can alıcı olanı hangisidir diye düşünülürse, birçok kişinin aklına Çanakkale Zaferi gelecektir.

shutterstock_95395162

18 Mart Çanakkale Zaferi, 3 Kasım 1914 – 18 Mart 1915 tarihleri arasında, Çanakkale Boğazı’nda gerçekleşen bir dizi deniz savaşının sonucudur. Savaş sırasında özellikle, Gelibolu Yarımadası’nda gerçekleşen savunma harekâtı hem Türk tarihi hem de dünya tarihi açısından unutulmaz bir destan haline gelmiştir.

shutterstock_214172500Çanakkale Savaşı, Almanya yanında bulunan Osmanlı İmparatorluğu ile itilaf devletleri arasında geçmiştir. Savaş sırasında, İngiltere, Rusya, Fransa gibi dönemin en kuvvetli devletlerinin birleşmiş askeri gücüne karşı, Osmanlı tek başına savunma yapmak zorunda kalmıştır. Henüz savaş başlamamışken dahi, itilaf devletlerince zafer kesin olarak görülmekteydi. Bunun en önemli kanıtlarından biri, dönemin Birleşik Krallık Donanma Bakanı Winston Chuchill’in henüz savaşa girmeden zafer ve sonrasına yönelik planlarını devlet başkanına vermesidir. Savaşın Türk ve Dünya tarihi açısından önemini, aynı zamanda bölgenin ne kadar büyük bir öneme sahip olduğu belirtmek için, tarihin en tanındık devlet adamı ve komutanlarından Napolyon’un şu sözünü aktarmak yerinde olacaktır: “İstanbul bir anahtardır. İstanbul’a egemen olan Dünya’ya hükmedecektir.”

Savaş sırasında, birlik ve beraberliğini, azmini, cesaretini, vatanseverliğini ve hiç düşünmeden canlarını son dakikaya kadar ortaya koymayı başaran milletimiz, Sedülbahir, Arıburnu, Anafartalar cephelerinde tüm dünyanın şaşkınlık içerisinde izlediği kahramanlığını sergilemiş, “hasta adam” diye nitelenen bir milletinin söz konusu toprakları olduğunda nasıl bir destan yazabileceğini tüm dünyaya göstermiştir.shutterstock_229860481

Bir milletin, özgürlüğü, vatanı, inançları uğruna neleri göze alıp neleri başarabileceğine örneklik etmesi açısından, ufak bir anekdot eklemek gerekirse; Savaş sırasında Seyit Onbaşı’nın yazdığı tek kişilik destandan bahsetmek yerinde olacaktır. Seyit Onbaşı, savaş sırasında yaralanmış bir Türk askeridir. Fakat, savunma cephesinin düşmemesi için boğazdan bir geminin dahi geçmemesi gerekir. Seyit Onbaşı bunu başarmak adına, yaralı olarak bir top mermisini tek başına ateşleyerek, İngiliz zırhlısını durdurmayı başarmıştır. Bu bir kişinin milleti için bedenini, ruhunu, yüreğini nasıl ortaya koyduğunun tarihteki en gözde örneklerinden biri olarak hatırlanmaktadır.

18 Mart Çanakkale Zaferi anısını hissederek yaşamak için zaferin Çanakkale’ye yapacağınız bir yolculuğun biletlerini buradan alabilirsiniz.